Çocuklarda Cinsellik

Neslim Güvendeğer Doksat      25 Aralık 2013 Çarşamba      34636

 

Çocuklarda Cinsellik

 

Hormonların Cinsiyet Gelişimine Tesiri

 

Hâmilelik döneminin ilk 6 ilâ 8 haftasına kadar genotipik (genetik yapı) olarak ister erkek (XY), ister dişi (XX) olsun, bebeklerin dış görünüşü (fenotipi) dişidir. Bu kritik dönemde embriyonun testisleri androjenler (erkeklik hormonları) üreterek yapısal açıdan öncelikle ortaya çıkmış olan dişi genital organ tomurcuğunu erkek dış genital organına dönüştürür. Bu hormon yetersiz olduğunda ise, fetüs dişi olarak gelişir.

Hâmileliğin 6. ilâ 12. haftalarında embriyo tarafından üretilen testesteron (bir androjen) hormonu sinir hücrelerinin göç etmesini etkileyerek, beynin duygulardan, davranış ve bilişsel işlevlerden sorumlu olan bölümünün yeniden şeenmesini temin eder. Bu durum klâsik anlamdaki eril (masculine) duygulanım, davranış ve düşünceden sorumlu olup, etkisi hayat boyu devam eder. Az miktarda östrojen (kadınlık hormonu) hormonunun da erkek beyninin gelişiminde erkek cinsel davranışının gelişiminde rolü vardır.

 


Bu etkiler sonucunda, erkek fetüste beynin sağ yarıküresinin gelişmesi daha yavaş olur ve sol yarıküre hâkim duruma düşer. Erkeklerin kadınlara oranla daha analitik ve rasyonel düşünmeleri, kadınların ise daha duygusal olmalarının sebepleri arasında bu durum önemli rol oynamaktadır.
Doğumda, testesteron hormonu erkeklerde yüksektir. Östradiol (bir östrojen yâni kadınlık hormonu türevi) ise, hem kız hem de erkek çocuklarda, doğumda yükselir. 2–4 yaşlarına kadar bu hormonların seviyeleri çocuklarda yüksek seyrederken, 5 yaşından itibâren ergenlik öncesi döneme kadar düşme gözlenir. 2–4 yaşları arasında çocukların cinselliğe ilgilerinin artması, 5 yaşından sonra ergenliğe kadar geçen dönemde ise erotik ilginin azalmasında hormonal açıdan bu durum sorumlu tutulmaktadır.

 

Cinsiyetle İlgili Temel Kavramlar

 


Eşeysel Kimlik (Sexual Identity) kişinin biyolojik olarak kız mı erkek mi olduğu demektir. Testisler, penis ve erkek tipi kıllanma erkek eşeyini, vajina, klitoris, yumurtalıklar ve gelişmiş memeler dişi eşeyini teşkil eder.
Çekirdek Cinsel Kimlik (Core Gender Identity) kişinin kendisini “kız” veya “erkek” olarak idrak ve târif etmesidir… Hem hâmilelik esnasında yukarıda bahsedilen hormonların tesiriyle hem de nurtürel (eğitim, öğretim, görgü) ile ortaya çıkar. 2–3 yaşlarından itibâren çocuk kendisini anatomik özellikleri, giyim, saç şekli ve davranış kalıpları itibarıyla “kız” veya “erkek” çocuk olarak tanımlar. 3–5 yaşlarında şeenir. Kültürel açıdan kız ve erkek ayrımını sağlayan tutumlar, oyunlar, davranışların tercih edilmesiyle şeenir.
Cinsel Rol Kimliği (Gender Role Identity) kişinin hangi cinsiyetin davranışını benimsediği demektir. Gene 3–5 yaşlarında şeenir. Bâzen ergenlik döneminde de rol kimliğinde değişmeler gelişebilir.
Eşeysel / Cinsel Yönelim (Sexual / Gender Orientation) seksüel eylem için bireyin erotik yönelimidir; bâzı yayınlarda yanlış olarak belirtildiği üzere bir “tercih” değildir.

 

Kişinin kadına veya erkeğe yönelik olan seksüel davranış ve tepkilerinin hepsini kapsar tercihe bağlı olarak değiştirilmesi çok zordur. Dört komponenti vardır:

 

1. Cinsel fanteziler (hayâller),
2. Erotik ilgi,
3. Erotik yayınların kullanılması,
4. Gerçek partner(ler)le yaşanan tecrübe(ler).

 

Örneğin hemcinssellik yâni homoseksüalite bir cinsel kimlik bozukluğu değil, bir cinsel yönelim sapmasıdır. Genetik komponenti vardır. Birden fazla sayıda genin sorumlu olduğu düşünülmektedir. Genler beynin organizasyonunu ve yapılanmasını değiştirerek veya hormonların yâhut taşıyıcı kimyasal maddelerin üretimini etkileme yoluyla seksüel yönelime tesir ederler. Bu tesir hayat boyu devam eder. Erkeklerin de, kadınların da %4 ilâ %7’si tamamen homoseksüeldir. Homoseksüel kişiler kendilerini çocukluktan itibâren “farklı” hissettiklerini ifâde ederler. Bu kişilerin, erken ergenlik döneminde homoerotik fantezilerinin olduğu bildirilmekte olup bu durum kimlik karmaşasına yol açabilmektedir.

 

Çocuğun Erotik Yönden Gelişimi
Bebeklikten itibâren bir çocuğun erotik gelişimi şu şekilde şeenir:

 

—Dış genital organların farklılaşması ve çocuğun bu yöndeki farkındalığı,

 

—Zihinsel açıdan cinsel bölgenin genel beden kavramının içine dâhil edilmesi,

 

—Yetişkinlerin tepkisini ölçmeye yönelik teşhirci davranışlar,

 

—Kendi bedenini keşfetme ve hissetmeye yönelik davranışlar,

 

—Erotik ilginin ebeveyne, kardeşlere ve arkadaşlara kayması,

 

— En son olarak, cinsel bölgenin ve cinsel işlevin “kendilik” kavramının içinde bütünleştirilmesi…

 


İlk erotik tecrübe, bebeğin annesinin kokusunu, sıcaklığını hissetmesiyle yaşanır. Üçüncü aydan itibâren, bâzı çocuklar başparmaklarını emerek bir nev’î erotik haz yaşarlar. Özellikle memeden ayrılma döneminde başparmağı emme eylemi ayrışma bireyselleşme sürecinin bir parçası olarak yaşanabilir ve psikopatolojik bir olay olarak kabûl edilmez.

 

Genital Oyun

 

3–4 aylıktan itibâren, dış genital organların temizliği veya bezlerinin değişimi esnasında çocuklar bu bölgelerinin varlığını fark ederler. Erkek çocukların çoğunluğu 6–7 aylık olduklarında penisleriyle oynamaya başlarlar. Kız çocuklar ise çoğunlukla 10–11 aylıkken kendilerini cinsel açıdan uyarmaya başlar. Genital oyunun mastürbasyondan farkı, amaçlı olarak orgazma giden bir eylem olmamasıdır. Bu yaşlarda ortaya çıkan genital oyun patolojik bir durum olmayıp, ruh sağlığı yerinde ve ebeveyniyle ilişkisi iyi olan çocukların keşif amacıyla yaptıkları bir eylemdir. Benzer şekilde, çocuk-ebeveyn ilişkisinin mânevî açıdan tatminkâr olmadığı çocuklarda genital oyun azalır veya tamamen kaybolur. Ancak, kendi kendini uyarma eylemi sağlıklı gelişim için şart değildir. Bu eylemi hiç yapmamış olan sağlıklı çocuklar da vardır.

 


Çocuğun kendisini amaçlı olarak orgazma ulaştırması hâline “mastürbasyon (istimna)” denir. Herkeste olmasa da bâzı çocuklarda iki veya üç yaşlarında, genital oyun yavaş yavaş mastürbasyona dönüşebilir. Ara ara bu eylemin yapılması sağlıklı cinsel gelişimin bir parçası olarak kabûl edilmeli, çocuklarda suçluluk duygusunu pekiştirecek bir müdahalede bulunulmamalıdır. Kız çocuklar ikinci yaşın yarısından itibâren mastürbasyon yapmayı kesebilir, bunun yerine ilgileri oyuncaklar gibi cansız nesnelere kayar.

 


Mastürbasyon sayısının her gün, günde birkaç kez yapılacak kadar artması genellikle çocuğun yalnız veya uyaransız kaldığı durumlarda ortaya çıkar. Uzun süreli olarak tek başına kalarak oynamak zorunda kalan bâzı çocuklar bu şekilde kendilerini meşgul etmeye çalışabilirler. Bu durumda, bakım veren çocukla paylaşımını arttırırsa, daha keyifli olacak başka şeylere yönlendirirse mastürbasyon sıklığı normâle döner.
Mastürbasyonla ilgili olarak çocukların azarlanmaması, eylem ânında engellenmemeleri esastır. Çocuğun çok sık bu yola başvurması durumunda, eylemden önce daha keyifli başka şeylerle meşgul etme yolu en uygun olanıdır.

 


Kız ve Erkek Çocuğun Genital Anatomisindeki Farklılıktan Kaynaklanan Özellikler

 


Erkek çocuk, idrar yapmak yoluyla penisinin varlığını işlevsel açıdan erkenden idrak eder ve bu organını genel beden şeması içine daha kolaylıkla alır. Kız çocuklarda ise cinsel organ temiz ve örtülü tutulması gereken bir uzuv olması sebebiyle, genel beden şemasına daha güç dâhil edilir. Bu açılardan düşünürsek iki yaşından itibâren, çocukların anne ve babalarının vücutlarına olan merakları artar. Onların vücutlarına dokunma ve keşfetme arzusu duyarlar. Bu durum bir mânâda, yetişkin vücudunu kendilerininkiyle mukayese ederek kendi bedenlerini idrak etme çabasıdır. Yıkanırken veya tuvaletteyken anne ve /veya babayı çıplak görmenin yollarını araştırabilirler.

 

Bir Fin âilesi için çok normâl olan bu durumu bizim kültürümüz açısından irdelersek, ebeveynin şu şekilde davranması daha uygun olur:

 

—Bu çabaları karşısında çocuğu azarlamamak, suçluluk duygusunu tetiklemeden soğukkanlı bir şekilde duruma müdahale etmek;

 

—Banyo yaptırırken veya yıkanırken çocuğa tam anlamıyla çıplak görünmemeye özen göstermek;

 

—8 ilâ 9 yaşlarından itibâren çocuğun banyo ve tuvalet temizliğini kendi kendine yapmasını desteklemek;

 

—8 ilâ 9 yaşlarından itibâren çocuklarla aynı yatakta uyumamaya özen göstermek;

 

—Çocuğun anlayabileceği düzeyde, pornografik detaya girmeden, kadın erkek arasındaki anatomik farklılıkları resimler, şemalar üzerinden izah etmek.

 

Ebeveynin vücuduna yönelik olan merak 6 yaşına kadar devam eder. Daha sonra ise erkek çocuklarda bu ilgi, aynı cinsiyetteki akranlarının genitallerine yönelik bir merak olarak devam eder.

 

Babanın Rolü


Kararlı, dengeli, şefkatli ve çocuk terbiyesine aktif olarak dâhil olan babaların daha eril ve dişil çocuklar yetiştirdiği tesbit edilmiştir. Baba yoksunluğu durumlarında erkek çocukların daha az eril olduğu, yetişkinlikteki heteroseksüel uyumda daha az başarılı oldukları saptanmıştır. Bu yoksunluk özellikle erken çocukluk döneminde ortaya çıkar ve uzun sürerse daha olumsuz etkilere yol açar.
Babasız büyüyen kız çocukları ise dişi rolünü benimsemekte zorlanırken, erken yaşta cinsel yönden aktifleşip daha fazla partnere sâhip olma eğilimleri vardır.

 


Okul Öncesi Erotizmi


Yaş ilerledikçe, akran ilişkileri daha ön plâna çıkar. Cinsel ilgi, genital oyun ve mastürbasyondan, “seksüel oyunlara” doğru kayar.
Genital oyun ve mastürbasyon kişinin cinsel açıdan kendini tanımasını sağlarken, cinsel içeriklik oyunlar kişinin kendi cinselliği ile başkaları arasındaki ilişkisini ortaya koymaya yarar.


2–3 yaşlarındaki çocuklar idrar yaparken kendilerini seyretmekten çok keyif alabilir ve bu işlemi bir oyun hâline getirebilirler. Aynı zamanda başkalarının nasıl idrar yaptıklarını da merak ederler. 2–4 yaş çocukları banyo yaparken su ve köpükle oynamaktan çok hoşlanırlar.

 

3–6 yaşlarında erotik ilgi, karşı cinsiyetten olan ebeveyne kayar. Kız çocuklar kıkırdayarak, eteklerini kaldırarak, dans ederek babalarına yönelik flörtöz bir tavır sergileyebilirler. Erkek çocuklar ise babalarının yerine geçip anneleriyle uyumak isteyebilirler. Anne ve babaya üreme işlevi konusunda meraklı sorular yöneltilir. Dinamik psikiyatride bu döneme “ödipal dönem” adı verilir. Sağlıklı ebeveyn çocuk ilişkisinin kurulmasıyla, kız çocuğun annesiyle erkek çocuğun ise babasıyla özdeşim yapmasıyla bu dönem başarıyla atlatılır.

 

Okul öncesi çocuklarında cinsel içerikli oyunlar çok popülerdir. 4 yaşından itibâren “evcilik”, “doktorculuk” gibi oyunlar doğal bir kurgu içinde oynanır. Burada ebeveyn rolleri cinselliğe dayalı temalar üzerinden işlenir. Anne ve babalar genellikle çocukların bu yaşlarda oynadığı cinsel içerikli oyunlardan dolayı tedirgin olurlar. Burada “oyunun”, çocukların “cinselliği” kavramaları konusunda eğitici bir yeri vardır.
Ebeveynin burada yapması gereken, bu tür oyunları engellemek değil, bu oyunlar esnasında çocukları dört duvar arasında başıboş bırakmayarak, sonradan suçluluk unsuru yaratacak bir şeye yol açılmaması için çaktırmadan takip etmektir.

 

4–5 yaşından sonra çocuklar, seksüel aktivitenin “kirli” bir şey olduğunu düşünürler. Cinselliğe yönelik ilgilerini saklamaya başlayıp bu konu hakkında ebeveyniyle konuşmaktan kaçınırlar.

 

Okul Çağı Çocukları


Okul döneminin ilk yıllarında mastürbatuar davranışların ve cinsel merakın azaldığı veya daha gizli şekilde yürütüldüğü bilinmektedir.
Erkek çocuklar bu dönemde özellikle birbirlerinin cinsel organını merak etmeye başlarlar. İdrar yaparken birbirlerini seyrederek cinsel organlarını mukayese ederler. Bâzen kim daha uzağa idrar yapabilir diye iddiaya girerler. Halk arasında “sidik yarıştırma” terimi bu oyundan esinlenerek kullanılmaktadır. İlk homoseksüel tecrübeler bu dönemde her iki cinsiyetteki çocuklar arasında da yaşanabilir. Bunlar, genellikle cinselliği keşfetme çabaları olup, gelip geçicidir. Hâttâ, bu döneme bu sebeple “Yalancı Homoseksüel Dönem” de denir. Bu yaşlardaki böylesi tecrübelerin, mutlaka gerçek bir homoseksüel yönelim anlamına gelmediği anne ve babalar tarafından bilinmelidir. İhtiyaten, çocukları oyun oynarken dört duvar arasında gözetimsiz hâlde bırakmamak ve suçluluk duygusunu pekiştirmeyecek şekilde, bu türden oyunların oynanmasının uygun olmadığının çocuğa anlatılması doğru olacaktır.

 


Cinsel ilgileri hakkındaki utanma duygusu kız çocuklarda 4–6 yaşlarında, erkek çocuklarda ise 5–8 yaşlarında ortaya çıkar. Ablası veya ağabeyi olan çocuklarda model almaya bağlı olarak bu duygu daha erken yaşanır. Okula başladıktan sonra, kız ve erkek çocuklar ayrı tuvaletleri kullanmayı ve ayrı yerlerde giyinmeyi öğrenir. 4. – 5. sınıftan itibâren iç çamaşırlarının bir şekilde görünmesinden büyük rahatsızlık duymaya başlarlar. 8–9 yaşlarından itibâren karşı cinsten olan ebeveynin kendilerine banyo yaptırmalarını istemezler.
Okul döneminde cinselliğe yönelik ilgi yavaş yavaş bunu görsel olarak yaşayabileceği dergilere, internet sitelerine veya cinsel içerikli fıkralara kayar. “Seks kirli bir şeydir” düşüncesi “seks insana kendini iyi hissettirir” düşüncesiyle bir aradadır.
Ön ergenlik dönemi olan 9 ilâ 10 yaşlarında, hormonların tesiriyle cinsel ve saldırganca dürtüler açığa çıkar, kız erkek ilişkileri gerilmeye başlar. Aynı cinsiyetteki arkadaşlıklar tercih edilir olur.
13–14 yaşlarında iki cinsiyet arasındaki bu gerginlik kaybolup, dostâne ama aseksüel bir ilişkiye yerini bırakır.

 

Ergenlik Dönemi

 


Bu dönem, kişiden kişiye değişkenlik göstermekle beraber, kız çocuklarda yaklaşık olarak 11–12, erkek çocuklarda ise 12–14 yaşlarından itibâren başlar.


En belirgin özellik vücutta hormonal değişikliklerin meydana gelmesidir. Bu sâyede boy daha da uzar, kız çocuklarda ilk âdet (menarş) görülür. Vücut hatlarında kadınsı özellikler, memelerde belirginleşme, vücudun muhtelif yerlerinde dişil kıllanma görülür. Ergenlik dönemine erken giren kız çocukları gelişen göğüslerinden ve kilo almaktan dolayı rahatsızlık yaşayabilirler. Memelerini gizlemek için kambur yürüyen ergen kızlara çok rastlanır.
Erkek çocuklarda ise ses kalınlaşır, kas yapısı erkeksi özellik kazanır, vücudun belli bölgelerinde eril kıllanma artışı görülür. Semenarş adı verilen ilk ejekülasyon (boşalma) tecrübesi yaşanır.
Ergenlik döneminde mastürbasyon hem kız hem de erkek çocuklarda gizlilik içerisinde devam eder. Gençler genellikle bu yaşantıların zararlı, kirli ve günah olduğuna inanırlar. Bu nedenle suçluluk duyarlar ve yapmamaya çalışırlar. Yaş büyüdükçe mastürbasyon eylemine fanteziler de eşlik etmeye başlar. Bu noktadan itibâren yetişkinlik dönemi cinselliğine ilk adım atılmış olur.

 

Cinsel Eğitim


Bu konuda eğitimin önemi çok büyüktür. Cinsel eğitimin öncelikle âile içinde verilmesi gereklidir. Üç ilâ dört yaşından itibâren çocuklar ne şekilde bebek yapıldığını sorgulamaya başlarlar. O dönemden itibâren en anlaşılır olacak şekilde anatomik yapıların izah edilmesi çok faydalıdır. Çocuğun cinselliğe yönelik merakı ve arayışları konusunda yönlendirici şekilde kılavuzluk yapılmalıdır. Bu konularda çocuğu azarlamak, suçluluk duygusunu pekiştirecek geri bildirimler vermek uygun değildir.


Ergenlik dönemi başlamadan önce, ileride çocuğu bekleyen fiziksel değişimler hususunda özellikle annelerin kız çocuklarıyla, babaların da erkek çocuklarıyla konuşup bilgi vermeleri doğru olur.


Ergenlik dönemi gebeliklerinin giderek artış gösterdiği ülkemizde, ilkokullarda cinsel eğitime yönelik derslere yer verilmesi, 8–9 yaşlarında çocuklara cinselliğin pornografik detaylara girmeden öğretilmesi ileri yaşlardaki cinsel ve ruhsal sağlık açısından çok önemlidir. Okullarda rehberlik ve danışmanlık hizmetleri çerçevesinde, sağlık ve gebelik kontrolü açısından güvenli seksin kurallarının genç yaşlardan itibâren vurgulanması gerekmektedir. Basın yayın organlarında da bu konuda eğitici bilgilerin yayınlanmasının ayrıca değeri vardır.

 

Ruhsal açıdan sağlıklı, mutlu ve başarılı bir birey olmanın yolu, sağlıklı bir cinsel hayata sâhip olmaktan geçer. Bunun için de, genç yaşta eğitim “olmazsa olmaz” kuraldır.

 

Sağlıklı cinsel hayat yaşayabilen, ruhsal açıdan sağlıklı bireylerden oluşan bir toplum temennisiyle…

 


 

Doçent Dr. Neslim Güvendeğer Doksat

Paylaş Paylaş
Yeni Eklenen Yazılar

Kerem Doksat Show TV de Zahide Yetiş ile 2

Prof. Dr. Mehmet Kerem Doksat, DÜNYA KADINLAR GÜNÜ sebebiyle, 08.03.2016 tarihinde Show Tv'de Cahide Yetiş ile canlı...

Kerem Doksat Show TV de Zahide Yetiş ile

https://youtu.be/T4u3Ni2y7Bs...

Kerem Doksat Show TV de Zahide Yetiş ile 1

https://youtu.be/8AQsrmb31ZY...

SİGARA BIRAKMA VE HİPNOZ TEKNİĞİ

KEREM DOKSAT'TAN, UYGULAMALI SİGARA BIRAKMA HİPNOZ TEKNİĞİ. ...

ÇOCUKTA CİNSEL TACİZİ DEĞERLENDİRME VE GÖRÜŞME TEKNİĞİ

NESLİM DOKSAT, 2015 ŞİDDETİ ANLAMAK KONGRESİNDE ÇOCUKLARDA CİNSEL TACİZİ DEĞERLENDİRMEYE YÖNELİK KURS VERİYOR. ...

Web Tasarım Sapka.org   ©