Çocuklarda Eğitim Sorunları

Neslim Güvendeğer Doksat      25 Aralık 2013 Çarşamba      2937

 

Çocuklarda Eğitim Sorunları

 

Âile çocuğun eğitiminden ilk olarak sorumlu olan en küçük sosyal oluşumdur. “Eğitim” öncelikle âile içinde başlar.

 


3 yaş civarında vicdan (süperego) gelişimi başlar. Bu yaşlarda âilelerin genellikle ilk toplumsal ve ahlâkî kuralları çocuklarına öğretmesiyle, çocuğun beyninde yanlış ve doğru kavramlarına âit ilk çekirdek oluşmaya başlar.

 


Küçük çocuğun eğitimini âile içinde şeendiren faktörler şunlardır:


— Anne ve babanın çocuğun genel hareketlerine yönelik aldıkları tavır, çocuğun davranışlarını tasdik edip etmemeleri,

 

— Anne ve babanın kendi davranışlarıyla çocuğa model oluşturmaları,

 

— Oyun yoluyla âilenin çocukla kurduğu iletişim ve bu yolla çocuğun eğitimi.
Bu şekilde çocuk öğrenmeye başlar, zekâsı gelişir.

 


Çocuğun Okuma Fikrine Alıştırılması Ne Şekilde Olmalıdır?

Somut düşünce yaşının geliştiği 4–5 yaşlarından itibâren okula gitmek, okumanın önemi gibi kavramlar âile içerisinde işlenmeye başlanmalıdır. Okuyan olan abla ve ağabeylerini örnek gösterip, işin keyifli olan özendirici noktalarının altını çizerek, bu konudaki ruhsal hazırlığının alt yapısını oluşturmak çok önemlidir. Bu açıdan hazırlanmış olan çocuk, anaokuluna isteyerek ve keyifle başlar.

 

İdeâl Anaokulu Nasıl Olmalıdır ?

 


— Eve çok uzak mesafede olmaması gereklidir. Çünkü uzak yola gitmek ve sabah çok erken uyanmak gereğinden fazla yorucu olur.

 

— Hijyenik şartlara uygun donatılmış bir okul olmalıdır.

 

— Öğretmen başına düşen çocuk sayısı 4–5 kişiyi aşmayacak şekilde olmalıdır.

 

— Oyuncaklar çocuğun zekâsını ve hayâl dünyasını geliştirecek nitelikte seçilmeli, çağdaş teknolojiye ve elektronik oyuncaklara aşırıya kaçmayacak şekilde yer verilmelidir.

 

— Çalışma programında spor, el becerileri, resim, müzik, masal anlatma, yaratıcı oyun, sosyal becerilerin gelişmesine yönelik faaliyetler yer almalıdır.

 

— Öğlen uykusu ve beslenme programı uygun şekilde ayarlanmalıdır.

 

— Çocuklarda sosyal paylaşım ve grup içi faaliyetlerinin desteklenmesi çok önemlidir.

 

— Âileyle işbirliği içerisinde olmak, çocuğun okuldaki katılımları, başarısı ve sorunları hakkında âileyi bilgilendirmek esastır.

 

 

İdeâl İlköğretim Okulu ve Lise Nasıl Olmalı ve Eğitim Sorunları İle Nasıl Baş Edilmeli?

 

— Çocuğun evine çok uzak mesâfede olmaması gereklidir.

 

— Bahçesi olabildiğince geniş ve ferah olmalı, gerekli spor faâliyetlerinin yürütülebileceği sahalara sâhip olması, mümkünse ağaçlık olması önemlidir.

 

— Reviri, yemekhânesi, tuvaletleri hijyenik şartlara uygun olmalı, ekip ve eleman donanımı yeterli olmalıdır.

 

— Sınıflar 25 kişiden kalabalık tutulmamalıdır.

 

— Öğretmen ve eğitimciler akademik kaliteleri yüksek, pedagojik formasyona sâhip kişiler arasından seçilmelidir.

 

— Etkin şekilde çalışan bir Rehberlik Danışma Servisi’ne sâhip olmalıdır.

 

— Özellikle sınıf öğretmenleri âilelerle çok iyi işbirliği içinde olmalı, çocuğun okuldaki katılımları, başarısı ve sorunları hakkında âileyi bilgilendirmelidir.

 

— Veli toplantılarında, talebelerin okuldaki akademik ve sosyal durumu hakkında âilenin bilgilendirmesinin periyodik olarak organize edilmesi gereklidir.

 

— Eğitim programı çocuğu ezberden ziyâde araştırmaya yönlendirecek şekilde düzenlenmelidir.

 

— Derslerde öğretmenin konuyu anlatmasının yanı sıra, öğrenciler önceden araştırma yapmaya teşvik edilerek, beyin fırtınasına, yâni interaktif bir ortamda konunun tartışılmasına yer verilmelidir.

 

— Talebelerin iyice anlaşılmayan ders konularını rahatça sorabilmeleri teşvik edilmelidir.

 

— Laboratuar sistemleri ayrıntılı araştırmalara imkân sağlayabilecek nitelikte olmalı, talebelerin araştırma projelerine girmeleri teşvik edilmelidir.

 

— Özellikle küçük sınıflarda eve fazlaca ödev vermekten ziyade, sınıfta öğretmenin desteğiyle bol pratik yapılması teşvik edilmelidir. Dördüncü sınıftan itibâren branş dersleri de devreye girdiği için öğrenmeyi pekiştirecek ek test ve ödevlerin eve verilmesi faydalı olabilir.

 

— Verilen ödevin ve sınıfta yapılan pratiğin talebe tarafından anlaşılıp anlaşılmadığının öğretmen tarafından takibi çok değerlidir. Çünkü bâzı öğrenciler mahcup hâttâ utangaç (sosyal fobinin erken safhalarında) oldukları için anlamadıklarını soramazlar. Dersle ilgili anlaşılmayan konular varsa öğretmenin talebeyi bilgi açısından desteklemesi çok önemlidir.

 

— Talebeler arasında yıkıcı bir rekabeti tetiklememek açısından sınav sonuçlarının sınıfta anons edilmeden duyurulması, talebelerin birbiriyle mukayese edilmemesi, her talebenin kendi yeteneği doğrultusunda değerlendirilmesi ve teşvik edilmesi esastır.

 

— Başarının sözel takdirle ödüllendirilmesi motivasyon açısından teşvik edicidir.

 

— Ders dinleme ve izinsiz söz almama disiplininin temini için tatlı-sert bir öğretmen talebe iletişimi gereklidir. Anlayışlı, dost, bilgili, prensipli tatlı-sert bir öğretmen modeli talebelerde bu disiplinin oturuşmasını kolaylaştırır.

 

— Ders düzenini bozan talebelerin mutlaka ikaz edilmeleri gereklidir. Disiplin konusunda daha aşırıya kaçacak davranışlar sergileyen talebelerin birkaç ikazdan sonra bölümün disiplininden sorumlu eğitmen ve rehber öğretmenle görüştürülmeleri, sorun devam ediyorsa bu konuda âilenin bilgilendirilmesi uygundur. Düzelmediği takdirde eğitim yönetmeliğine göre uygun yaptırımın tatbiki ve bir çocuk ve genç psikiyatrıyla iş birliği içerisine girilmesi gereklidir. Bu çocukların okulda kendilerini dışlanmış ve hor görülmüş hissetmemelerini sağlamak önemlidir. Çünkü kendisini dışlanmış hisseden çocuklar aykırı bir grup kurarak çeteleşmeye yeltenebilirler.

 

— Çeteleler tesbit edildiği takdirde, eğitim yönetmeliğine uygun idarî kararlar uygulanmalı ve bu gibi oluşumların önüne geçilmelidir. Okulda öğrenciler arasında en ufak bir şiddet hareketi görüldüğünde, okul idaresinin disiplin açısından gerekli kuralları uygulaması, sorunlu öğrencilerin bir çocuk ve genç psikiyatrına yönlendirilmeleri gereklidir.

 

— Okul idaresi ve öğretmenler arasında uzlaşmacı, saygılı ve iyi bir iletişim olmalıdır.

 

— Öğretmenler eğitimde şiddete asla yer vermemelidir. Bağırmak, arkadaş yanında azarlamak, hakaret etmek, tokat atmak ve dövmek gibi yöntemlerin modern eğitime yönelik disiplin anlayışında hiçbir şekilde yeri yoktur. Bunların yerine kabahatin düzeyine göre; doğru olan davranışı takdir etmek, konuşmak, ikaz etmek, disiplin kuruluna yönlendirmek gibi tutumların çok daha olumlu sonuçlar verdiği bilinmektedir.

 

— Hareketli ve ders dinlemekte zorlanan çocukları, sınıfta tercihen ön sıralarda ve daha sâkin olanlarla bir arada oturtmak, sık sık vazife vererek işlevsel bir şekilde hareket etmelerini temin etmek genellikle işe yarar.

 

— Gruplaşmaları engelleyebilmek ve herkesin birbiriyle arkadaş olmasını sağlayabilmek için sınıftaki oturma yerlerini belli bir sıra dâhilinde değiştirmek faydalı olur.

 

— Sosyal ilişkileri ve grup için katılımları arttırabilmek için ortaklaşa hazırlanacak proje ödevleri vermek çocuğu daha girişimci yapar.

 

— Yeteneklere göre sosyal kulüp aktivitelerinin desteklenmesi (satranç, konuşma, tiyatro, folklor, fotoğraf, dağcılık, müzik, gazete vb.) çocukların özgüvenini arttırarak daha sosyal olmalarını sağlar.

 

— Yeteneği olan bireylerin sportif faâliyetlerinin desteklenmesi çocukların dinamizmini teşvik eder.

 

— Sigara, madde ve alkol suiistimâli konularında, okullarda gerekli olan tüm tedbirlerin alınması, bunların zararları konusunda bilinçlendirme seminerlerinin düzenlenmesi ve bu maddeleri kullanmakta olan talebelere gerekli tedbirlerin alınması çok önemlidir.

 

— Okul çevresinde uyuşturucu madde satan çetelerle savaşmak konusunda, idarecilerin emniyet teşkilatıyla işbirliği içerisine girmesi gereklidir.

 

— Eğitim sistemimizin gereği olan lise ve üniversiteye giriş sınavları, çocuklarımızın sırtına genç yaşta çok ciddi bir yük bindirmektedir.

 

Eğitimcilerimiz ve âileler çocukları hayatın tamamının bu sınavları kazanmaktan ibâret olmadığına, hayatta başka önemli değerlerin de var olduğuna dâir bilgilendirmelidirler.

 

Bugün okullarımızda, eğitim ve öğretim kavramlarının iç içe alınması gerekmektedir. İyi bir eğitim ve öğretimden geçecek gençlerimiz yarın güçlü, kendine güvenen, başarılı bir toplum olmamızın teminatıdır.

 

Bu konuda âilelerimize, okullarımıza ve ruh sağlığı çalışanlarımıza büyük sorumluluk düşmektedir.

 


 

 

Doçent Dr. Neslim Güvendeğer Doksat

Paylaş Paylaş
Yeni Eklenen Yazılar

Kerem Doksat Show TV de Zahide Yetiş ile 2

Prof. Dr. Mehmet Kerem Doksat, DÜNYA KADINLAR GÜNÜ sebebiyle, 08.03.2016 tarihinde Show Tv'de Cahide Yetiş ile canlı...

Kerem Doksat Show TV de Zahide Yetiş ile

https://youtu.be/T4u3Ni2y7Bs...

Kerem Doksat Show TV de Zahide Yetiş ile 1

https://youtu.be/8AQsrmb31ZY...

SİGARA BIRAKMA VE HİPNOZ TEKNİĞİ

KEREM DOKSAT'TAN, UYGULAMALI SİGARA BIRAKMA HİPNOZ TEKNİĞİ. ...

ÇOCUKTA CİNSEL TACİZİ DEĞERLENDİRME VE GÖRÜŞME TEKNİĞİ

NESLİM DOKSAT, 2015 ŞİDDETİ ANLAMAK KONGRESİNDE ÇOCUKLARDA CİNSEL TACİZİ DEĞERLENDİRMEYE YÖNELİK KURS VERİYOR. ...

Web Tasarım Sapka.org   ©